Haber

Genişleme Raporu sonrasında Türkiye-AB ilişkilerinde neler bekleniyor?

Avrupa Birliği’nin (AB) yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, 2023 Genişleme Raporu’nda Türkiye’nin kademeli olarak AB üyeliğinden uzaklaştığını belirledi. Rapor ve bölgesel gerilimlere ilişkin görüş ayrılıkları, Ankara-Brüksel ilişkilerinin kritik bir dönemece ulaştığını gösteriyor.

Türkiye’de Mayıs seçimlerinin ardından kurulan yeni hükümetle göç, güvenlik, ticaret, enerji ve tarım gibi alanlarda diyaloğu artırmak isteyen AB, aradaki keskin fark nedeniyle Türkiye ile istenilen ortamın yaratılamadığına dikkat çekiyor. İsrail-Hamas savaşındaki telaffuz ve Rusya’ya uygulanan yaptırımlara ilişkin görüş ayrılığı.

Kasım ayı sonunda Türkiye ile ilişkilerin geleceğine ilişkin farklı bir rapor hazırlama sürecinde olan AB, hukukun üstünlüğündeki gerilemenin, özellikle de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmadığının altını çiziyor. (AİHM), en önemli engel olmaya devam ediyor.

Ankara ve Brüksel’de yapılan değerlendirmelerde, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından kritik bir döneme girdiğimiz, AB Başkanlar Tepesi’nin toplanacağı 15-16 Aralık tarihine kadar yaşanacak gelişmelerin ise şu şekilde olduğu belirlendi: ilişkilerin hem kalitesini hem de gidişatını etkileyecektir.

Bu sürecin en önemli gelişmelerinden biri de Avrupa Komisyonu’nun Türkiye ile ilişkilerin geleceğine ilişkin açıklayacağı rapor olacak.

AB Yönetim Kurulu bu konudaki talimatını haziran ayı sonunda Türkiye’de seçimlerin tamamlanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni hükümetini kurmasının ardından vermişti.

Aralık ayı sonunda Türkiye ile alınacak kararlara temel oluşturması beklenen raporun Kasım ayı sonunda yayınlanması planlanıyor.

Ankara’nın bu rapora ilişkin beklentileri arasında AB’nin 2019 yılında Doğu Akdeniz krizi sırasında Türkiye’ye uygulamaya başladığı yaptırımlara ilişkin kararları kaldırması da yer alıyor.

Vize konusunda adımların kolaylaştırılmasının yanı sıra, Türkiye ile AB arasında başkanlık düzeyinde müzakerelerin önünün açılması da bekleniyor.

AB açısından, Türkiye’de özellikle hukukun üstünlüğü konusunda devam eden gerileme, AİHM kararlarının uygulanmaması ve son dönemde yaşanan yüksek yargı krizi, genişleme raporunda da belirtildiği gibi en önemli endişe verici unsurlar arasında yer alıyor.

Genişleme raporunda, tutuklu iş adamı Osman Kavala ve eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki kararların uygulanmamasının Türkiye’yi Avrupa ve evrensel hukuk standartlarından uzaklaştırdığı yorumu yapıldı.

Türkiye’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlardan kaygısı

Dikkatler Ortadoğu’ya odaklanmış olsa da AB açısından Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesi ve bunun siyasi, askeri ve ekonomik sonuçları hâlâ en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor.

AB, Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında savaşın başlangıcından bu yana, özellikle de Karadeniz Tahıl İşletmesi konusunda oynadığı arabulucu rolünü takdirle karşılamaktadır. Ancak Türkiye’nin AB’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımlara katılmaması, tam tersine Rusya ile ticareti büyük ölçüde artırması Brüksel’de sıkıntı yaratıyor.

Bu plan kapsamında bazı Türk şirketlerinin gümrük birliği kapsamında AB’den satın aldıkları hassas teknolojik ürünlerin bir kısmını yeniden ihraç ederek Rusya’ya satması yaptırımların ihlal edilmesine yol açacak. Bu eserler arasında aslında tüketim malı olan ancak aynı zamanda Rus silahlarında ve askeri teçhizatında da kullanılabilen çipler, hafıza kartları, elektrik devreleri ve optik okuyucular yer alıyor. AB kaynaklarına göre Türkiye, bu eserlerin Rusya’ya tedarikinde Çin’den sonra ikinci sırada yer alıyor.

AB ile Türkiye arasında bu konuda yoğun bir diplomasinin olduğu, özellikle hassas eserlerin Rusya’ya satışı konusunda önlem alınmaması durumunda aracılık yapan Türk şirketlerinin de listeye dahil edilebileceği kaydedildi. Kaynaklara göre sorunun çözülmemesi hem mevcut gümrük birliğini hem de gelecekte gümrük birliğinin modernizasyon süreçlerini olumsuz yönde etkileyebilir.

Avrupa ile temaslar artıyor

Bu dönemde Ankara, Brüksel ve önde gelen başkentler arasında önemli temaslar kurulacak.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Fatih Kacır’ın 15-16 Kasım’da Brüksel’de, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın 23 Kasım’da Brüksel’de, Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da 30 Kasım’da Brüksel’de bir araya gelerek bir araya gelmesi bekleniyor. meslektaşlarıyla birlikte.

Özellikle İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın ziyareti göç, güvenlik ve vize alanlarında nasıl bir işbirliği yapılacağını göstermesi açısından değerli.

AB, Türkiye ile 2016 yılında imzalanan göç anlaşmasının revize edilerek sürdürülmesini istiyor.

Bu süreçte Türkiye’nin Almanya ve Yunanistan ile temasları da değerli olacaktır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Kasım’da Almanya’da Başbakan ve Şansölye Olaf Scholz ile yapacağı görüşmede ele alınacak konular arasında Türkiye-AB gündemi de yer alacak.

Türkiye ile Yunanistan’ın 7 Aralık’ta Selanik’te cumhurbaşkanları düzeyinde gerçekleştireceği üst düzey stratejik kurul toplantısı da bu açıdan önem taşıyor.

Doğu Akdeniz’de yeni bir gerilimin yaşanmaması ve Türk-Yunan diyaloğunun ilerlemesi Brüksel’de olumlu gelişmeler olarak kaydediliyor.

AB’nin bu konulara ilişkin temel beklentisi, Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir sürecin başlatılmasına yeşil ışık yakması ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin yeni bir özel temsilci atamasıdır.

Türkiye, Kıbrıs’ta bulunacak çözümün iki devletli çözüm olacağını ve artık BM parametrelerini kabul etmeyeceğini belirtiyor.

Kıbrıs sorununun çözümsüz kalması, tam üye olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, Türkiye ile AB süreçlerini veto etmesine neden oluyor.

Gümrük birliği ve vize serbestisi ufukta görünmüyor

Katılım müzakereleri adeta dondurulan AB’den Türkiye’nin en önemli beklentileri arasında gümrük birliğinin modernizasyonu ve vize serbestisi yer alıyor. Ancak kısa vadede bu alanlarda herhangi bir adım öngörülmüyor.

Türkiye, vize serbestisinin yürürlüğe girebilmesi için gerekli 72 kriterden 66’sını karşıladı.

Geriye kalan kriterler arasında “terörle mücadele” maddelerinin AB standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi, kişisel bilgilerin korunmasına ilişkin yasa ve kurumun demokratik normlara uygun şekilde yenilenmesi gibi zor unsurlar yer alıyor.

Türkiye, “Terörle mücadele devam ederken bu alandaki yasasını değiştiremeyeceğini” belirterek AB’den esneklik talep ediyor.

AB’ye vize serbestisi getirilmesinin önündeki yeni engellerden biri de Türkiye’den AB’ye sığınma başvurularının artması.

AB verilerine göre Türkiye’den Avrupa ülkelerine yapılan sığınma başvuruları 2022 yılına göre yüzde 106 artarak 76 bine ulaştı. Bu sayının yıl sonuna kadar 100 bine ulaşması bekleniyor.

Bu nedenle AB, ilk aşamada aralarında öğrenciler, akademisyenler, iş insanları ve gazetecilerin de bulunduğu bazı gruplara uzun vadeli, daha kolay prosedürlü, çok girişli vizeler vermeyi planlıyor.

Gümrük birliğinin önünde hem teknik hem de siyasi engeller var. Mevcut gümrük birliğinin uygulanmasında yaşanan sorunlar ve Türkiye’nin bazı ürünlere tarife dışı kısıtlamalar getirmesi sorunun teknik boyutunu da içeriyor.

Türkiye’nin 1996 yılında girdiği gümrük birliği kapsamına 2005 yılında AB’ye katılan Kıbrıs Cumhuriyeti’ni dahil etmemesi aşılması gereken en önemli siyasi sorun olarak değerlendiriliyor.

Ankara’nın Hamas söylemi

Son dönemde Türkiye-AB ilişkilerini etkileyen en önemli gelişmelerden biri, Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e saldırısı ve buna karşılık İsrail’in Gazze’ye askeri operasyonuyla alevlenen savaş oldu.

Türkiye’nin 7 Ekim saldırılarını güçlü bir şekilde kınamaması ve Hamas’ı “terör örgütü” olarak değerlendirmemesi tüm Avrupa’da eleştiri konusu oldu. AB Genişleme Raporu’nda Türkiye’nin açıklamasının “Hamas’ı desteklediği” belirtildi.

Brüksel’de yapılan değerlendirmelerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sert sözlerinin sadece İsrail’i değil, AB’yi ve Batı’yı da hedef aldığı ve bunun taraflar arasında güven ortamının oluşmasına yardımcı olmadığı ortaya çıkıyor.

Ankara ise AB’nin Hamas’a yönelik eleştirilerini “övgü” olarak kabul ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya ziyaretinde bu konuda nasıl bir telaffuz sergileyeceği önemli olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu